19.6.11

baba

Sorumluluk, tecrübe, gözlem kapasitesi,  güven,  kişinin doğası, kültürünün markası, kodlanmış gen karakteri ve benzer konumların toplamına denir.
Etten ve kemikten yapılmış ama, çocukları ve sevgilisi için, stoktaki toplam enerjinin birkaç katını üretebilme yeteneğine sahip. 

Babalar, evlatların geçtiği yoldan geçmiştir de evlat babanın yolundan geçmemiştir. Aradaki fark, “son söz”ün keskinliğini değil, sadece ağırlığına işaret eder.  Baba, geçtiği yollara işaret levhaları diken kişidir. Uçurum ve viraj mekanlarına yön işaretleri koyan
  Ve yolları olabildiğince tamir eden. Ama asla yön ve hızı belirlemeyen
.
İki kardeş, kendi aralarında söz birliğine varırlar, duygu ve düşüncelerini Babalar gününde açıklama kararı alırlar:

“Siz bize, kendi babanızın size verdiğinin “çok fazlasını” vermeyi başardınız. Oysa dünyada ve ülkemizde, kendi babanızla sizin aranızdaki fırsat farkı kadar ilerleme yoktu. Siz zamanı da aşmayı bildiniz. Önden yürümeyi, arkadan kovalamaya tercih ettiniz” Bize asla şu ya da bu politik, ideolojik ve genel yaşam tarzını kalıp olarak bir tek sözcükle de olsa aktarmadınız. Ama en kritik konuları anlayabilmemiz için ip uçlarını verdiniz. Biz sizin tarzınızı çaktırmadan izledik, doğru ve yanlışları gidiş yolunuzdan çözmeye çalıştık. Baba olma güdüsüyle  bir arkadaş gibi davranmayı yerince çok güzel akort ettiniz. /(sözcü: Kızımız)

Belki biraz abarttılar ama, başarmak istediğimiz tam da bu doğrultuydu.
Farklı ve tatlı  bir duygu


8 yorum:

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,
Babalar Gününüz kutlu olsun. İyi bir baba olduğunuzu siz de biliyordunuz eminim, ama çocukların ağzından bir kez daha ifade edilmesi mutluluğunuza mutluluk katmıştır. Sizler gibi babaların çoğalması dileğiyle...

zihni dedi ki...

sevgili Aysema öğretmenim,
ben çocuklardan daha ilerki yıllarda bekliyordum böyle bir itiraf mı iltifat mı herneyse:)
eğitimin farkı diyorum, erken olgunlaştılar.
teşekkürler efendim, ilginiz için

aglea dedi ki...

sevgili zihni,

babamla bu akşamüstü konuştum. o aradı, şöyle; "iyiyim babacım. hı hımm. her şey yolunda. sesim düzelmiş artık di mi? tamamen atlattım hastalığı. deniz ısındı mı. off ne güzel. özledim ben çok. sizi tabii, sonra da denizi..." diye devam eden cümleler kurdum. bu "özel gün"den hiç bahsedilmedi, zaten bilirler huyumu. "anneler günü" için de aynısı olmuştu. ama şimdi, yazını okurken böyle, babalar gününü kutlamak istedim. çok istedim. tüm kalbimle. ilk kez bugün... ne güzel hediyeler vermiş çocuklarınız. kendileri hediye olmuşlar. ve sen hissediyorum, biliyorum, harika bir babasın...

zihni dedi ki...

sevgili aglea,

"özel günler" konusunda ben de senin gibi düşünüyordum da,
madem ki konu açılmıştı, iki kelam etmenin kime zararı olurdu ki dedim:)
aslında bam telime dokunulunca, paylaşmak istedim. belki de tarzımı tartışmaya açtım:)
ama iki çok sayın konuktan övgü gelince, yolumun doğruluğu tescillenmiş oluyor. parçadan bütünü tanımak mümkün olabilirmiş. "baba" imajım tanıdığınız genel duruşumdan anlaşılıyor mu ne:)

Nehir İda dedi ki...

Ne kadar şanslı çocukların var ve ne kadar şanslı sen varsın. Boğazıma düğümlenen ve aslında hiç sevmediğim bu güne dair okuduğum en güzel şeydi.

zihni dedi ki...

Ahh, İda'nın annesi,
"S...a"nin sevgilisi,
sen varsın ya:)
kaç yıldır şımartıyorsun beni,
geriye dönüp bir bakacağım:)

TOLGA dedi ki...

babalar gününüz kutlu olsun:)

tolga

zihni dedi ki...

Teşekkür yolluyorum Tolga:)